Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Ana Sayfa arrow Kadinlik arrow Aşık olduğum adama...
Aşık olduğum adama... Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 0
OlumsuzOlumlu 
15 02 2007

Mağaza vitrinlerinin kalplerle süslendiği ve kırmızıya boyandığı o gün geldi yine… 14 Şubat.

Oysa sevginin, aşkın bir güne sığmayacağı, bu yoğun duyguların tek günle yaşanmayacağı hepimizin bildiği bir gerçek. Tıpkı aşkın başlangıcındaki anlatılmaz heyecanlar, bitişindeki dibe çeken hüzünler kadar gerçek.

Sevginin, aşkın daha da pekiştirildiği sanılan o tek gün olan 14 Şubat’a inat; aşk her gün, her an dolu dolu yaşanmalı. Sevgiliye bakarken içiniz erimeli, onunla beraberken yıldızlar ayaklarınızın altına serilmeli. Öyle bir tutkuyla yaşanmalı ki, yaşanan her gün için sevgiliye gönlünüzden kopan, kalbinizden çıkan özel bir isimle hitap ederek…

Aşk… Öyle zamansız bir anda… Bazen zemheri bir kış sabahında, bazen çiçek açmış bir kiraz ağacının gölgesinde, bazen kana kana buz gibi su içtiğiniz yaz sıcağında, bazen defne, kekik kokulu bir Mayıs ikindisinde…

Kaçamak bir bakış ve sıcak bir gülüşle başlar her şey. Sizi sizden alan bu bakış ve gülüş o ana kadar zamanınızın boşa geçtiğini fark ettirir. Ve yıllardır aradığınızı o kişide bulduğunuzu… O sizin kalbinizin en özel, en güzel kuytusunda yerini almışken dilersiniz ki onun kalbinin kuytusunda siz olasınız. Gözünüzün bebeği olmuştur. Ve dünyalar tatlısıdır O. Sözleri bir şiir tadında kalbinize akıp sizi bir hoş ederken, gülüşü, attığı kahkahalar hoş bir şarkı nağmesi güzelliğinde kulağınızla buluşur.

Size bu hisleri yaşatan kişi farkında olsun ya da olmasın, siz ne olduğunu, ne olup bittiğini anlayamazsınız o anlarda. Aşkın tılsımı kalbinizi titretirken, aşkın sesi de “Hadi tutkuya, haydi sevdaya” fısıltılarıyla sizi öyle bir karşı koyulmaz bir tonla çağırır ki anlayamadan, kendinize engel olamadan gidersiniz peşinden, yoğun duyguların sarhoşluğunda, düz yolda zigzaglar çizerek, yerinde duramayan çocuklar gibi koşarcasına.

Ilık bir meltem ruhunuzdaki duyguları okşar. Derinlerde tutuşmayı bekleyen alevler bir kıvılcımla ateşlenir. Kalbinizden havalanan martılara şaşakalırsınız.

Ömrü saatlere sıkışmış kelebek telaşıyla yalnızlık hüznünden uçup sevda denen hazza konmanız, onun adı geçtiğinde yanaklarınızın bir gül kırmızılığına dönüşmesi, mutluluktan başınız göğe ermişçesine gezmeniz, onunlayken geçen vakit en güzel anlarsa ve onsuz hayat idamı bekleyen mahkumun beklediği saatler gibi uzun geliyorsa, hani birinin görse ‘Deli bu!’ diyeceği halbuki onu düşündüğünüz için durduk yerde gülümsüyorsanız, onu düşünürken iştahınız şaşırıyor onun olmadığı anlarda iştahınız onun hasretiyle bile dayanılmaz bir tat buluyorsa, ne kadar yetişkin olursanız olun, onu gördüğünüzde çocuksu duygularınız çıkıyorsa gün ışığına, içiniz içinize sığmıyorsa bunları yaptıran tek güç vardır. O da aşk!

Kokusu da dayanılmazdır aşkın. Direnmesi imkânsız bir gül, çimen, deniz ihtişamıyla çağırır sizi o koku. Aynı zamanda o an başlayan ‘çok sevdiğim onu bir gün kaybedersem’ korkusu da gelip yerleşir içinize, kalbinize sevgi ve aşkın kokusu eşliğinde…

Sonrasında vız gelir bu korku, delice seven kalbe. Çünkü aşk bu, söz geçirebilmek ne mümkün… O yoğun his bir kez düşmeye görsün yalnız bir kalbe, bakın neler o olur o yürekte. Duygularını gizleyebilene aşk olsun. Saklamaya çalışıp, gizleseniz bile kalbinizden fışkırıp, gözlerinizden taşar çağlayan şelaleler misali.

İşte bu duygular başlayınca aşka düşmek sadakattir, yalnızlıkta kalmak ise ihanet… Aşk bu, söz geçirebilmek ne mümkün… Kanatları takıp sizi sevdiğiniz o kalbe uçurur. Aşk şarkıları söylerken bulursunuz kendinizi. Pencereden bakarken renkleri daha önce neden bu kadar net görmediğinize, güneşin içinizi neden bu kadar hoş ısıttığını, gökyüzü mavisinin neden bu kadar huzur verdiğini, kuş cıvıltılarının güzelliğinin şimdiye kadar nasıl farkına varmadığınıza şaşarsınız. Kalbinizin gül, kendinizin çiçek açtığını göremezsiniz ama başkaları çiçek gibi açtığınızı söyler size.

Aşk… İşte yazdığım gibi... Kaçamak bir bakışın ve sıcak bir gülüşünle başladı her şey. Beni benden alan bu bakış ve gülüşün o ana kadar zamanımın boşa geçtiğini fark ettirdi. Ve yıllardır aradığımı sende bulduğumu…

Kalbimin en özel, en güzel kuytusunda yerini almışken diledim ki senin kalbindeki kuytularda ben olayım. Gözümün bebeğisin. Ve dünyalar tatlısısın benim için. Sözlerin bir şiir tadında kalbime akıp beni bir hoş ederken, gülüşün, attığın kahkahalar harika bir şarkı nağmesi güzelliğiyle kulağımda buluştu.

Hayatıma öyle bir anda ve öyle bir şekilde girdin ki… Anlamsız olan hayatıma öyle bir anlam kattın, kalbimdeki kara delik olan koca yalnızlık boşluğunu öyle bir doldurdun ki…

Dünyam aydınlandı seninle, her şey renklendi. Aslında fark ettirmeden girmişsin kalbime. Usul usul… Sarıp, sarmalamışsın tüm duygularımı. Aşka ve sana boyamışsın her bir hücremi.

Akarken deli sel gibi, tutup çevreledin beni, çarparken deli yel gibi tuttun kollarımdan, sende duruldum. Her soluğumda baştan aşağı çektim seni içime.

Biliyorsun ama yine de tekrarlayayım; şu an daha farklı, daha yoğun aşk. Kalbime girsen, oradaki senli sevgimi görsen… Korkarsın… O kadar sonsuz, o kadar uçsuz bucaksız ki…

Gökkuşağının tüm renkleri gözümde, aşk her sözümde; uçan bir kelebeğin kanadında yüreğim, sen en özel halinle içimde…

Aşkım, sende ruhumun başka bir yüzünü görüyorum biliyor musun? Çocuksu, asi, tutkulu, mutlu, çılgın, aşık… Ruhumun farklı hallerini –ama gerçek beni- veriyorsun ele.

Kalbimin ışıklarını yaktın, kışın ortasında mis kokulu bahar getirdin, daha ne isterim ki…

Gözlerimde yakamoz görüyorsan sana ait… Her şeyi sen sen görüyorum seni sevdiğimden beri. Dilimdeki kelimeler, tenimde yaldızlanan, kalbimde açan aşk sensin.

Bu aşkla; birbirimizin kalbine yani senin iç dünyana ve benim iç dünyama keşfe çıktık el ele. Seni sevdiğim an kendimi buldum. Olmasaydın canım, kendimi bulamayacaktım.

Öyle bir an geldi ki… Sensiz nefes alamadığımı hissettim. Seni her an seni görmek istedim. Sadece seninle konuşmak, sadece seni yaşamak ve her şeyi sadece seninle yaşamak… Her gece aşkı seninle yaşamak güneş doğana kadar… Herkese aşkı anlatmak gençlik solana kadar… Seninle yaşlanmak... Ve de seninle ölmek.

Tüm düşüncelerim sende buluştu, tüm düşlerim senden oluştu, tüm yollarım sadece sana ve senli aşka çıktı her defasında. Hayatımdaki her yolun, her dönemecin başındaki levhalarda sen vardın, sana çıkması bu sebeple işte her yolun.

Gözlerim gözlerinle, ellerim ellerinle, bedenim bedeninle kenetlendi. Kalplerimiz beraber çarpmaya başladı. Bir olay ya da durum nedeniyle bazen göz göze geldiğimizde aklımızdan geçenleri garip bir tılsımla anlardık. Evet aşktı ama biz de şaşardık bazen bu gözlerimizle anlaşabilme halimize.

Yanımdayken dert, tasa vız geldi bana. O anlarda her şey sendin. Yanımda olmadığın anlarda ise; gündüzleri hayalimde, geceleri düşlerimde hep benimleydin.

Bazen başımda tatlı bir belaydın, bazen bir dost oldun akşamdan sabaha… İşte bu yüzden seni bilişim aşk diye. Seni sevişim işte bu yüzden ölesiye.

Seninleyken devrilen meyler aşkımızın yaşanan her anına iken… Yokluğunda bana hüzünle, yalnızlıkla kadeh tokuşturtsan da yine de sana kalkıyor her defasında kadehim.

Kalbimdeki duyguları dans ettiren adam; bir daha, bir daha gelsem dünyaya, yine seni severdim hem de ne sevmek… Delice, içimden taşarcasına, sonsuz bir aşkla… O destansı Leyla – Mecnun, Kerem – Aslı, Ferhat – Şirin, Romeo – Jülyet, Hamlet – Ofella, Otello - Desdemona, Anna Karanina - Vronski aşkları bile hikâye kalır benim sevgimin yanında.

Yorumlar (0) >>
Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

 
< Önceki   Sonraki >

Editör Aranıyor !!!

Sevgili kadinlik.com üyeleri ve kullanıcıları sitemizin daha güncel olabilmesi için siz kadinlik.com severlerden birini editör olarak seçmek istiyoruz.Bu konuda daha detaylı bilgi için  Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.  e-mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla
kadinlik.com

Sitede Ara

Sinema

Kimler Sitede

Şuan 31 konuk çevrimiçi

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun