| İkinci perde |
|
|
| 15 02 2007 | |
|
İçimin ıssız koylarında, yalnız başına yürürken buldum kendimi. Bir anda su yüzüne çıktı yalnızlığım, hiç oralı olmadım. Nedeni biliniyor. Durgun sularda, sensizliğin seyrindeyim kaç zamandır... Biliniyordu yüreğimi kendi halinde bir yalnızlığa verdiğim. Hayatın yalnızlık gerçeğini tüm çıplaklığıyla sahnelediğim anlarda başroldeydim hep. İliklerime kadar hissedip, yaşadığım için mi bilmem ama yalnızlığı kimse benim kadar iyi oynayamaz o hüzün kokan sahnelerde. Sensizliğin ve yalnızlığın kucağında dans ettiğim bu sahnelerde, kalabalık olmayan rol arkadaşlarım vardı elbet. Kim mi? Kalbimin hücrelerinden kopup gelen, her defasında aşkla sevdayla beslediğim senli duygu ve düşlerim! Kimi kalbimin gizli köşelerinde unutulmaya yüz tutmuş, kimi küçücük bir dokunuşla canlanıverecek gibi... Kimi bir çocuk kadar saf, kimi tutkular gibi heyecanlı, kimi de gelişinle nefes alacak gibi sanki! Tozunu yuttuğum yalnızlığın sahnelerinde, rol arkadaşlarım durum ne olursa olsun, bir o yana bir bu yana eşlik ediyorlar bana. Bazı anlarda ben onlardan umutsuzca vazgeçsem bile asla bırakmıyorlar beni. Bir şey var ki düşlerimin çoğu sende buluşuyor. Ya da aklıma geldiğinde o anda tesadüf seni görerek veya o an yaptığın her neyse ondan bir şekilde haberdar olmak gibi seninle ilgili bir şeylere tanık oluşum. Garip bir şey. İmkansız... Sahnenin dekorunu oluşturan hayalin, anılar ve boy boy resimlerin yokluğunu azaltmıyor, büsbütün arttırıyor özlemini. Başka hiç kimseye yakıştıramadığım gülüşlerine tanık olduğum kahkahalarını, gülünce alnında kırışan çizgileri, o gülüşle daha da ışıldayan gözlerini, ellerindeki sıcaklığı, bir zamanlar gözlerine baktığımda bana yaşattığın aşkın serinliğini, arada bir de kaşının kalkar gibi oluşunu... İşte tüm bunları özlüyorum. Nisan yağmurları gibi gelip geçtin hayatımdan. Buna rağmen çok ama çok sevdim seni. Bu da çok büyük acıları beraberinde getirdi. Çarptı sevdan, ezdi beni. Ama kimseye belli etmedim. Güçlü görünmeye çalıştım hep. Bu anlarda ne fırtınalar koptu içimde. Yine de bu acıların açtığı yaraları, seni daha çok severek onarmayı, sevda saydım kendime. Seni tekrar bulup yaşamadan, sevdamla ayakta alkışlanmadan, perdeyi kapatmaya hiç niyetim yok. Gel... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Sevgili kadinlik.com üyeleri ve kullanıcıları sitemizin daha güncel olabilmesi için siz kadinlik.com severlerden birini editör olarak seçmek istiyoruz.Bu konuda daha detaylı bilgi için Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin. e-mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla
kadinlik.com