|
01 01 2007 |
|
Moda dünyasında esen vintage akımı, 'Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı' sözünü rafa kaldırdı... 'Yenilenen' eski giysiler kapış kapış. 
Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi son yıllarda kendi kendine gelişen bir moda akımı doğdu. Katı trendlerin rağbet bulmadığı, herkesin gönlünce değişik markalardan satın aldığı ürünleri kendi zevkine göre vücudunda birleştirdiği bu akımla birlikte 'vintage' olgusu da moda dünyasına girmiş oldu. 'Yeniden gözden geçirilmiş eski giysi' anlamında kullanılan vintage modası aslında bitpazarlarında satılan eski giysilere koleksiyonculardan ayrı olarak tüketici kitlelerinin ilgi duymasıyla başladı. İngilizceden gelen ve belirli bir döneme ait şarap için kullanılan bu kelime 1980'li yıllarda moda dünyasınca benimsendi.
Filozof ve sosyolog Gilles Lipovetsky', 'Les Temps Hypermodernes' (Hipermodern Zamanlar) adlı kitabında vintage kavramına ilginç bir yorum getiriyor. 'Vintage' olgusunun, günümüz insanının geleceğe olan tereddütlerini eskiye dönüşle ifade ettiğini belirten Lipovetsky, nostaljiyi güncelleştirmenin bir satış malzemesi haline getirildiğini ve önemli bir pazarlama silahına dönüştürüldüğünü belirtiyor. Birçok ürünün tanıtımında kullanılan bu nostalji eğilimi, reklam dünyasına da yansıyor.
Son yıllarda 'vintage' akımından etkilenen tasarımcı sayısı da küçümsenecek gibi değil. Eski kumaşlardan yeni giysiler tasarlayarak bu akıma öncülük eden Fransız tasarımcı Martin Margiela ve E2 markası altında ürünler sunan Michele ve Olivier Chatenet çifti çok rağbet görüyor şu günlerde.
Dünyanın çeşitli şehirlerindeki bitpazarlarından ve açık artırmalardan topladıkları giysileri yenileyip güncelleştirerek satışa sunan bu tasarımcı çiftin numaralayarak sattıkları giysiler basın tarafından da ilgiyle izleniyor. Paris'in daha çok, genç kitleye hitap eden Diesel, Energie, PauliJoe, Miss Sixties gibi butik ve spor mağazalarının bulunduğu Etienne Marcel caddesindeki Killiwatch ise otantik vintage giysiler satıyor. 50, 60, 70 ve 80'li yıllara ait giysiler şık bir bitpazarı haline getirilen 'concept butik'te genç moda meraklılarınca kapışılıyor. İstanbul'da da bu tip butiklerin açıldığını görüyorum.
Modada eski yıllarda çıkış yapmış trendlerden esinlenmek sıkça başvurulan bir yöntem. Prada yıllar önce, 1950'leri tekrar gündeme getirerek büyük çıkışını yapmıştı. Ünlü Amerikalı tasarımcı Marc Jacobs ise gerek Louis Vuitton için gerek kendi koleksiyonları için 60'lı yıllardan esinlenmesiyle tanınıyor.
Moda dünyasında esen 'vintage' akımı, "Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı" atasözümüzü de rafa kaldırıyor!
|